Kürtaj

Kürtaj vakumlu anestezili ağrısız


Ne zaman yapılabilir?

Ülkemizde 10 haftaya kadar olan gebelikler, isteğe bağlı yasal olarak sonlandırılabilir.

Gebelik ne zaman başlar? Gebelik yaşı nasıl hesaplanır?

Gebelik ilişki günü değil, son adetin ilk gününden başlar. Yani adet 1 gün geçtiğinde, 4 haftalık gebe denilebilir. Genelde hastalar gebeliği 2 hafta eksik veya fazla hesaplayabilirler. Doğru hesaplama yapmak için son adetin ilk gününe bakılmalıdır.

Gebelik nasıl sonlandırılır? Kürtaj yaparken hangi yöntem izlenir?

Kliniğimizde, VAKUM YÖNTEMİYLE, AĞRISIZ, ACISIZ ve hasta uyutularak müdahale yapılır. Hastamız 20 dakikada normal hayatına dönebilir. Oldukça hızlı ve ağrısız bir işlem gerçekleştirilmiş olur. Kürtajda genellikle, damar içinden verilen ilaçlarla genel anestezi uygulanır. Vakum yöntemiyle hijyenik ve modern tıbbi cihazlar kullanılarak gebelik sonlandırılır.

Kürtaj yaptığımı başkaları bilir mi?

Kürtaj kadının yasal hakkıdır. Mahkeme kararı olmadığı sürece hiç kimseye hiç bir bilgi verilmez.

Kürtaj nerede yapılmalıdır?

Son teknolojilere sahip, tam teşekküllü kliniğimizde, hijyenik şartlar altında yapılmaktadır. Çünkü sağlığınız bizim için önemlidir.

Haplarla düşük yapılabilir mi ?

Haplarla düşük yapılabilir ama kalan parçaların alınması için rahim içinin kontrolü, yani bir kürtaj gerekebilir.

Düzensiz ve aralıklı kanamalarda ne yapılır ?

Düzensiz ve aralıklı kanamalarda da rahim içinden parça alınır. Histopatolojik tetkike gönderilir. Bunun adı da kürtaj, endometrial kürtaj veya probe kürtajdır.

Kürtaj işlemi ne kadar sürer ?

İşlem 5- 10 dk sürer. İş güç kaybı olmaz. Kısa süreli işlemde, hastanın hayati fonksiyonları durdurulmaz. Hasta 3 dakikada uyanır. Ama hiç bir şey hatırlamaz,

Kürtaj işlemi sırasında bir sıkıntı olabilir mi ?

İşlem sırasında görülen rahim ağzındaki enfeksiyonlar, yara veya şüpheli görünümler için hasta uyarılır. İşlem sonrası kontrolde 1 hafta sonra rahim ağzından sürüntü alınarak rahim ağzı kanser taraması da yapılabilir. Rahim ağzı kanseri erken tanısı kolposkopi denilen ve rahim ağzının görüntüsünü büyüten cihazla belirlenir.

Kürtaj işlemi bittikten sonra ne yapılır ?

Kanama ve ağrı kontrolü yapılır. tansiyon nabız da kontrol edildikten sonra hasta gönderilir.

Kürtaj işleminden sonra spiral takılabilir mi ?

İşlemden sonra spiral takılabilir, fakat rahim ağzı kanser tarama testi yani smear yapılmış olmalıdır ve kanama olmamalıdır.

Kürtajdan sonra kontrol yapılmalı mıdır ?

İşlemden 5 gün sonra ultrason kontrolü şarttır. Kanama, enfeksiyon, parça kalması yönünden kontrol edilir. Çünkü 1 milimetrelik kalıntı bile kanama yapabilir.

Kürtajın yan etkisi olur mu ?

İşlemden sonra 5-7 gün içinde hormon çekilme kanaması görülebilir.

Kürtajdan sonra ne zaman adet görülür ?

30-45 gün sonra adet görülür.

Kürtajdan sonra ilaç kullanılmalı mıdır ?

İşlemden sonra ilaç, antibiyotik kullanımı şarttır,

Kürtaj işleminden sonra ilişkiye girilebilir mi ?

Enfeksiyon kapma tehlikesi sebebiyle, işlem sonrası bir süre ilişkiye girmek yasaklanır.

Kürtaj kadının kararıyla yapılır mı? Eş onayı gerekir mi?

Hasta 18 yaşını bitirmiş ve bekarsa kendi imzasıyla tahliye olur. Fakat 18 yaşını bitirmiş ve evliyse eş rızası da gerekir.

Kürtajla İlgili Tavsiyeler

1 – Adetiniz 1 gün geçerse gebelik 4 haftalıktır. Son adetin ilk gününden gebelik başlar. Her adetin birinci günü rahim yeni bir gebeliğe hazırlanır.Yasal sınır 10 haftalıktır..

2- Çoğunlukla plastik karman kanül vakumla işlem yapılır.

3- Dış gebelik normal gebelik tanısı için önce ultrasonla bakılır. 4-6 saat oruç olunuz.

4. Kürtaj sonrası araç kullanmayınız.işinize gidebilirsiniz.

5. Kürtaj 10-15 gün sonra tekrar yumurtlama olabildiği için korunma yöntemi uygulamak gerekir.

6. RH uyuşmazlığı varsa 72 saat içinde Anti D uyuşmazlık iğnesi yapılmalıdır.

7. Gebelikten korunmak için korunma yöntemlerini Doktordan , kendilerine uygun korunma yöntemi uygulanmaktadır.

8. Kürtaj sonrası kısırlık olmaz. Kontrole 5-10 gün içinde geliniz.

9. Ateş-kanama çok ,kötü kokulu akıntı olursa hemen Doktorunuzu arayınız.

10. İşlemden 3-5 gün sonra hafif bir hormon kanaması, 30-45 gün sonra adet olacak.

11. İşlemden sonra parçalı kanama olması ve kanamanın 7. Günden çok sürmesi durumunda ,Doktorunuzu arayınız.

12. Rahim içinde perde varsa, gebeliğe ulaşılamaz ve devam edebilir mutlaka kontrole geliniz.

13. İşlem sonunda 10 gün cinsel ilişki yasaktır.

14. İşlemden sonra sulu gıdalar tüketiniz. İşlemden 4-6 saat önce de bol sıvı gıda alınız.

Vagina Daraltma

Vagina Daraltma

Vagina vulva da , normal doğumdan sonra veya çeşitli hastalıklar dan sonra meydana gelen sarkma, idrar kaçırma , gaz kaçırma , gevşeme şikayetleri olabilir. Bunlar kadını her zaman rahatsız eder. Bu anotomik bozukluklar, laser veya cerrahi işlemlerle yapılabilir. Sorunun büyük olması halinde, yapılan operasyon 3 gün istirahat gerektirebilir. Küçük anotomik problem varsa, hasta hemen işine dönebilir, çalışabilir. Laser de ise, anestezi ve dikiş gerekmez, hasta hemen normal hayatına dönebilir. Sonuçta sonuçları çok iyi olan, hastayı mutlu eden tedavi yöntemleridir.

Belodana, kadınların yaşamlarının en güzel dönemlerine geri dönmelerine yardımcı olan inanılmaz bir lazer cihazıdır.

Beladona Lezyon

Vajina

* Vajinal sıkılaştırma

* vajinal akıntıların azalması

* Vajinal mukozanın yeniden yapılandırılması

* Vajinal duvar sıkılaştırılması

* Enfeksiyon önleyici

* Disparoni tedavisi

* Vajinal kuruluk tedavisi

 

Labium

 

* Beyazlatma

* Kırışıklık giderme

* Esnekliği artırma

 

Neden Beladona

 

* Sarf malzemesi yok

* Anestezi ihtiyacı yok

* Kanama yok

* İnsizyon yok

* Kısa Tedavi Süresi ( 20 DK )

* Acı yok

* Traş etmeye gerek yok

* Enfeksiyon ve kanama tehlikesi yok

* Tedavi sonrası günlük hayata etki etmez

* Noninvaziv, hızlı

 

Tedavi Sonrası Muhtemel Semptomlar

ETKİLER

* Vajinal sıklıkta artış ( Kegel egzersizleri ile daha iyi sonuçlar alınır )

* Kolajen yapılandırma, vajinal duvar

* Vajinal sıvıda artış (Özellikle menopoz dönemindeki kadınlar için mükemmel kayganlaştırıcı etki )

* Vulva esnekliğinde ve beyazlığında artış

* 3 tedavi sonrası ( 2 haftalık aralıklar ile ) net sonuç

 

GEÇİCİ RAHATSIZLIKLAR

* Tedaviden sonraki ilk 2-3 gün akıntı artış ( Temizleyici ile beraber kullanın, Antibiyotik )

* Vulva tedavisi sonrası yanma hissi

* Tedaviden sonraki ilk 2-3 gün akıntı artış ( Temizleyici ile beraber kullanın, Antibiyotik )

* Vulva tedavisi sonrası yanma hissi

Tedavi Amaçları ve Etkileri Vajinal Duvar Sıkılaştırma ve yenileme

 

* Vajinal sıkılaştırma, vajinal esnekliğin arttırılması

* Vajinal dokuda kolajen sentezinin tetiklenmesi

* Vajinada enfeksiyon önleyici etki, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi

* vajinal kuruluğun azaltılması

* Disparoninin düzeltilmesi

* İdrar inkontinansının azalması

Tedavi Teorisi ve Teknik Özellikleri ( endo-vajinal lazer tedavisi )

* Endo-vajinal alan: Yaklaşık 60 cm2

* Tüm endo-vajinal alanda 1 tedavi için MTZ: 60cm2 x 121/cm2 = 7260

* Bir tedavi seansında kullanım sayısı 2-3

* 1 tedavi seansının süresi: 15-20 dakika

* Beladona tedavisi gerçek vajinal pubik bölge kaslarının ve cildinin sıkılaşması hem de cilt renginin açılması endikasyonlarında çok anlamlı faydalar sağlamaktadır.

* Tek uygulamadan sonra dahi bu endikasyonlar doğrultusunda son derce anlamlı mesafe kat edilmektedir.

* İşlem tarafından bu bölgeden kaynaklanan sağlık sorunlarının azaltılmasında etkiliyken diğer taraftan da daha konforlu bir sosyal ve cinsel yaşam beklentisine ulaşılmasında dramatik bir rol oynamaktadır.

Kızlık Zarı Dikimi ve Onarımı

 Kızlık zarı veya himen, (eski yunan evlilik ve düğün tanrısı Hymenaeus’tan) kadınlarda dış cinsel organın girişini kaplayan 2-3cm kadar içeride, 2-3 mm inceliğinde zarımsı bir doku kıvrımıdır. Oldukça çeşitli şekiller alabilen bu doku genellikle vajina girişinde ve hilal şeklindedir ve de ince kılcal damarlarla çevrilidir. Kızlık zarı, isminden dolayı zar gibi düşünülse de aslında bir zar değildir. Gebeliğin 7 ve 12inci haftaları arasında embriyoda dış cinsiyetin gelişmesi gözlenir. Bu sırada embriyodaki genital duvarlar birleşip yapışarak erkeklerde testis torbasını oluştururken dişilerde bu duvarlar ayrılarak küçük (labia minora) ve büyük (labia majora) dış dudakları oluştururlar. Ancak ayrılma sonucu ortada kalan zarımsı doku kızlık zarı adı verilen yapıları oluşturur. Anatomik olarak bilinen bir fonksiyonu yoktur. Bu doku ilk cinsel ilişki sırasında anatomik yapıya göre esneyip genişler veya laserasyona uğrar ve kanar. Bu sebepten pek çok toplumda kızlık zarı ile kadının bekâreti ilişkilendirilir. Kızlık zarının hasara uğramış olması kadında bekâretin bozulduğuna kanıt olarak görülür. Ancak kadınlarda ve ergenlik sonrası kızlarda kızlık zarını inceleyerek bekârete veya daha önce cinsel ilişkiye girildiğine dair bir sonuca varmak mümkün değildir. Kızlık zarının yapısı ve şekli embriyo döneminde belirlenir, her 100 kadından 5'i kızlık zarı hasarlı olarak doğmaktadır. Bu 5 kadından 1'i zar olmadan doğarken; 4'ü kızlık zarı tamamlanmamış olarak doğmaktadır. Yapılan araştırmalara göre kadınların yarıya yakın bir kısmında ilk cinsel ilişki sırasında kanama olmamaktadır.

 

ÇEŞİTLERİ

Kızlık zarı pek çok anatomik varyasyona sahiptir.

Anüler Hymen (Yuvarlak halka): Kızlık zarı yuvarlak halka şeklinde olup ortasında yine halka şeklinde bir delik bulunur. Ortadaki delik çok büyük bir penisin geçişine rağmen zar yırtılamayabilir. Bu durumda “hymen duhule müsait” denir. Halk arasında ise “esnek zar” tabiri kullanılır. En sıklıkla görülen hymen şeklidir(%60-95 oranında)

Kresentrik Hymen (Yarımay): Zar yarımay şeklindedir. Üst kısımda zar daha incedir veya hiç yokken arka kısımda belirgindir. Görülme sıklığı %3.5 ile %20 arasında değişmektedir. Bu tür zarlar genelde ilişki sırasında yırtılmaz.

Septalı Himen (Ara bölmeli): Kızlık zarının orta kısmında boşluğu bölen, zara ait ara bir doku parçası vardır. Görülme sıklığı %1.5-5 arasındadır.

Kribriform himen (Çok delikli, kalburumsu): Hymenin ortasında tek değil birden fazla delik vardır. Bu görüntüsü ile adeta bir “kalbura” benzer. Görülme sıklığı %1'den daha azdır.

İmperfore himen (Deliksiz): Hymenin ortasında delik yoktur ve vajina girişi tamamen kapalıdır. 2000 kızın birinde görülen bir durumdur. Bu zara sahip kızlar hiç adet kanaması görmezler. Normal şekilde gerçekleşen kanama vücut dışına atılamaz ve hymen arkasında vajina içinde birikir. Oldukça ağrılı bir durumdur ve mutlaka cerrahi bir işlemle açılması gerekir.

Mikroperfore himen (Küçük delikli): Zarın ortasındaki delik çok küçüktür. Adet kanaması olur ancak oldukça ağrılıdır. Bazen cerrahi müdahale ile açılması gerekebilir.

Multipar himen (Doğum yapmışlarda bulunan): Normal doğum yapmış kadınlarda kızlık zarı doğuma bağlı yırtılır ve geriye kalan kısımlar “karinkül (hymen artığı)” olarak adlandırılır.

Ayrıca kızlık zarının çok kalın yahut esnek olmayan şekilde gelişmesi durumunda ilişkiye engel durum yaratacağından ötürü jinekolog tarafından bir müdahale gerekebilir. Kızlık zarı en kolay bebeklik ve ergenliğe ulaşılmadan önce çocukluk sırasında görülür. Ergenlik sonrası incelir yahut kendi üzerine katlanır. Kızlık zarının şekli tarif edilirken adli tıp doktorları tarafından saat kadranı kullanılır. Sırt üstü yatmış hasta da saat 12 pozisyonun üretranın altında ve saat 6 pozisyonu anüse yakın olarak bulunur.


MERAK ETTİKLERİNİZ

Kızlık zarı ilk cinsel ilişkide mutlaka kanar mı?

Hayır. Kızlık zarı kısmen esnek olmasına karşın, vajinanın içine girilen ilk ilişkide kolaylıkla yırtılan ve kanayan damarlardan zengin bir anatomik yapıdır. Ancak kızlık zarının özgün yapısı bazı kadınlarda penis girişine izin verir ve birden çok defa ilişkide bulunsa bile zarda yırtık meydana gelmez. Bu tür zarlara “duhule (geçişe) müsait zar” adı verilir. Halk arasında ise “esnek zar” veya “elastik zar” olarak adlandırılır. Bu durumda zar ancak normal doğum sonrasında yırtılacaktır. Diğer taraftan kişiler arası önemli yapısal farklılıklar nedeniyle, kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üzerinde yapısal olarak çok az sayıda damar bulunması durumunda yine ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir. Bazen de ilk ilişkide yırtılmanın olduğu bölgede hiç damar olmayabilir veya bulunan çok küçük damarlar anında pıhtılaşabilir, böylelikle de hiç kanama izlenmeyebilir.

İlk gecede kızlık zarı kanaması miktarı neye bağlıdır?

İlk gecede kızlık zarı kanaması çok az olabilir, hiç olmayabilir veya normalden fazla miktarda olabilir. Bu durum kızlık zarının yapısı ve türü ile yakından ilişkilidir. Bazı yüksek kenarlı, fazla damarlı ve etli (kalın) kızlık zarları normalden fazla kanayabilir. Hatta bazen bu durumlarda bir takım cerrahi müdahaleler gerekebilir. Ancak bu tür olumsuzluklar oldukça nadir görülmektedir.

Kızlık zarının yırtılması (bekaretin kaybı) ağrıya neden olur mu ?

Çoğu zaman kızlık zarı bozulması (bekaretin kaybı) sırasında hiç bir ağrı hissedilmemektedir. Ancak bazı kadınların ilk ilişki sırasında kendilerini kasmaları sonucunda veya kızlık zarının normalden kalın – yüksek kenarlı olması durumlarında ağrı ve kanama beklenilenden fazla olabilir. Ağrı biraz da kişinin ağrı eşiğinin düşük olması ile ilişkilidir. Genel olarak kızlık zarının yırtılması sırasında dayanılmayacak kadar çok bir rahatsızlık olmaz. Burada erkeğin davranışı ve yaklaşımı da son derece önemlidir. İlk ilişki ister istemez her kadında endişe ve korku sebebidir. Erkeğin yavaş, anlayışlı ve yumuşak davranışı olayın ağrısız olmasını sağlar. Ayrıca her ilişkide olması gerektiği gibi ilk ilişkide de “ön sevişme” denilen kısım mümkün olduğunca uzatılarak vajenin yeterince ıslanmasının sağlanması, ilişkinin daha rahat ve ağrısız olmasına neden olacaktır.

 

Kızlık zarı sürtünme ile bozulur mu?

Kızlık zarı sürtünme ile bozulmaz. Yalnızca içeriye yabancı bir madde sokulması, vajinaya darbe alınması veya penisin girmesi ile yırtılma olmaktadır.

Mastürbasyon kızlık zarına zarar verir mi?

Hayır. Vajina içine bir şey sokmaya denenmediği taktirde, dıştan mastürbasyon kızlığa zarar vermez.

Kızlık zarı kendi kendine iyileşir mi?

Hayır. Bir kez zedelenen kızlık zarı daha sonra hiç ilişki olmasa bile kendi kendini onarmaz.

Kızlık zarının bozulduğu nasıl anlaşılır ? “Bekaret kontrolü (bekaret kontrolü)” nasıl yapılır?

Kanamanın olup olmaması ile kızlık zarının bozulup bozulmadığı anlaşılamaz, bu ancak bir kızlık zarı (himen) muayenesi ile anlaşılır. Muayene son derece kısa ve ağrısız bir işlemdir. Bunun için uzman jinekolog gazlı bez ile büyük dudakları çekerek kızlık zarını gözlemler, böylelikle kişinin bakire olup olmadığı anlaşılmış olur. Kendi kendine kızlık muayenesi olmaz. Ayna ile hymeni görebilirsiniz ancak bunu yorumlamak bir deneyim gerektirir. Bazı durumlarda bir jinekolog bile buna karar veremeyebilir ve “kolposkopik incelemeye” gereksinim duyabilir. Kolposkop, vajenin, rahim ağzı ve dış genital organların bir mikroskopla büyütülerek incelenmesini sağlayan cihazdır. Özellikle “doğal çentik” bulunan hymenlerde bekaret kararını vermek güç olabilir.

Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşabilir mi?

Evet. Gebelik oluşması için kızlık zarının bozulması şart değildir. Önceden anlatıldığı gibi esnek olan bir zar tam bir cinsel ilişkide bozulmamış olmasına karşın gebelik oluşabilir. Diğer bir olasılık da yine ender görülmesine karşın erkeğin kızlık zarına çok yakın bir yere boşalmasıdır. Spermler kamçılarıyla hareket eden hücreler olduklarından vajinanın girişinden rahim ağzına ve buradan da tüplere geçerek yumurta ile karşılaşıp birleşerek (döllenme sonucu) dış gebelik de dahil olmak üzere gebeliği başlatabilirler. Bu nedenlerle tam bir ilişki olmasa bile (dışarıya boşalma ile) gebelik şansı düşük gibi görülse de bu şans hiçbir zaman sıfır değildir.

Kızlık zarı bozulmadan muayene ya da kürtaj yapılabilir mi?

Evet. Zar yapısı uygun olan -yani açıklığı geniş olan- kişilerde hymen yapısına zarar vermeden “spekulum incelemesi” hatta kürtaj dahi yapılabilir.

Kızlık zarı dikimi yapılabilir mi?

Evet, Kızlık zarının dikilmesi işlemine “hymenoplasty” ameliyatı adı verilir.

Hymenektomi (Hymenektomi) Nedir?

Hymenektomi (Himenektomi) “kızlık zarının cerrahi bir kesi ile çıkartılması” işlemidir. Özellikle yeni evli bayanlarda ilişki sırasında aşırı bölgesel hassasiyet veya darlık olması sonucunda ilişki dayanılmaz ağrılı bir hal alabilir. Bazen de kızlık zarının normalden kalın bir şekilde olması da ağrıyı arttırıcıdır. Bu tür durumlar, kadınlarda ağrının normalden fazla hissedilmesi sonucunda vajina ve kasık bölgesinde kasılmalara yol açarak penisin içeriye girmesini engeller ve ilişkiyi daha ıstıraplı hale getirir. Bazen de ilişki tamamen imkansız bir hale gelebilir (Vajinismus). Bu gibi durumlarda himenektomi -yani kızlık zarının cerrahi olarak kesilerek çıkartılması- ile problem aşılabilir.

Hymenektomi nasıl yapılır?

Cerrahi işlem öncesi basit bir takım testlerle ağrıya duyarlı bölgeler tespit edilip genellikle lokal anestezi ile (bölgesel uyuşturularak) bu bölgenin çıkartılması ve/veya vajen girişinin bir miktar genişletilmesi cinsel ilişkide ağrı problemini tümden giderecektir. İşlemden aşırı korkan kişilerde nadiren de olsa genel anestezi ile uyutularak da işlem yapılabilmektedir. İşlem ortalama olarak 10-15 dakika kadar sürer. Genelde kesilerek çıkartılan bölgeye dikiş atılmaksızın basit bir tamponaj ile kanama durmaktadır. Tecrübeli ellerde operasyonun riskleri yok denecek kadar azdır.

İnfertilite (Kısırlık)

İnfertilite (Kısırlık)

A.B.D.’de 15-44 yaşta evli çiftlerin %8,4’ü (5 milyon) kısırlıktan mağdurdur. 20-24 yaş arası kadınların % 7‘sinde ve 40-44 yaş arasındaki kadınların % 29unda infertilite görülmektedir.

Nedenler :

1-    Yumurtlamanın olmaması % 10-15

2-    Fetus (karın içi) faktörler % 30-40

3-    Rahim ağzı ile ilgili faktörler %10-15

4-    Erkeğe bağlı faktörler %30-40

5-    Açıklanamayan %10

 

Değerlendirme:

 

Erkek ve kadın beraber değerlendirilmelidir. Muayane ve ayrıntılar, hastalık öyküleri değerlendirilir. Cinsel ilişki sıklığı, ilişkinin doğru olup olmadığı, ilişkide zorluk, erkekteki ilişki problemi, ilişkideki kayganlaştırıcı maddelerin (Labrihan) kullanımı araştırılmalıdır.

Hastaların % 10‘ unda belirli bir neden bulunamaz! Normal cinsel aktivitesi olan çiftlerde aylık döllenme hızı (bir adet döneminde gebelik elde etme) %20‘dir.

Temel kısırlık değerlendirmesi şu maddeleri içerir:

1-Sperm analizi: 48 saat cinsel ilişki yasağı sonrası alınmalıdır.

2-Bazal vücut ısısı çizelgesi: Kadının sabah uyanır uyanmaz derecesi saptanır ve çizelgeye yazılır. Yumurtlama sırasında yükselen progesteron bifazik sıcaklık eğrisi oluşturulur.

3-Postcoital (PCT): Sperm ile rahim ağzı salgısı arasındaki etkileşmenin doğrudan analizini sağlar ve sperm kalitesi hakkında kaba bir fikir verir.

4-HSG (Rahim filmi) : Rahim ve yumurtalıkların anotomik değerlendirilmesinde önemlidir. Adetin hemen bitiminde çekilir.

5-Rahimden parça alma: Rahimin progesterona cevabını değerlendirir. Ovulasyonu (yumurtlamayı) belirler.

6-Tanı amaçlı: Laporoskopik yapışıklıklar, tüp fonksiyonları, kistler tanımlanır, hemde düzeltici cerrahi işlemler yapılır.

 

Tedavi:

Nedene yöneliktir. Yumurtlama için yumurtlama sağlayıcı ilaçlar verilir ayrıca prolaktin yüksek hastalarda Bromocriptin verilir.

– Erkeğe bağlı infertilite intrastoplazmik sperm injeksiyonu uygulaması, erkek infertil tezimin tedavisinde çığır açmıştır. Ejahulattan (sperm sıvısı) , testis biopsisinden canlı sperm elde edildiği sürece başarılı gebelik gerçekleştirilebilir. Erkek sperm bulguları, bir ürolog tarafından değerlendirilmelidir.

– Endometriozis, kısırlık kadınlarında % 40 görülür. Tanısı ve evrelenmesi laporoskopi ile yapılır. Tedavi cerrahi olarak yakma, GnRH analogları, danazol, aralıksız doğum kontrol hapı verilmesi gibi gebeliği önleyici tedavileri içerir. Ağır olgularda IVF veya Gamet Intrafallopian Transfer gibi tüp bebek yöntemleri uygulanabilir.

– Erkek ve kadın üreme sistemi enfeksiyonları da kısırlık nedenleri arasında sayılmaktadır. Chlamidia ve gonore ana etkenlerdir. Tedavide kadın doğum uzmanı (kadınlar için) ve ürologlara ( Erkek için ) danışılmalıdır.

 

Tüp Bebek

1978’’den itibaren üreme endokronolojisi bilgileri ışığındaki infertilite tedavisinde IVF yani tüp bebek tedavisi kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde şiddetli ERKEK İNFERTİLİTESİ dahil, birçok kısırlık probleminde tüp bebek yöntemleri başarıyla kullanılmaktadır.

IVF’in İngiltere’deki ilk çalışmalarını ROBERT EDWARDS yapmıştır. Doğal siklus ile tek bir OOSİTTEN gelişen embriyonun transferiyle gebelik oluşur. 1978’ de L. BROWN kısırlık tedavisinde çığır açmıştır. R. EDWARS’ın 25 yıllık çalışması sonucu dünyadaki milyonlarca çift için umut kaynağı olmuştur.

İlk tüp bebeğin doğumundan sonra, IVF teknikleri dünyanın birçok yerinde uygulanmaya başlamıştır. Türkiye’de ilk tüp bebek merkezi 1988 de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde Dr. Erol TAVMERGEN ve ekibi tarafından açılmıştır.

IVF’ de geliştirilen alternatif yöntemler de (GIFT, ZIFT) kullanılmaya başlanmıştır.

Gift: Gamet intrafallopian transfer. Yumurtalar tüplere yerleştirilerek gebelik elde edilmiştir.

Zift: Zigot intrafallopian transfer. Fertilizasyon gözlenerek en uygun zigotun seçilmesi sağlanır.

Dondurma Tekniği: Osit sperm, over dokusu, testis dokusu ve embriolar uygun koşullarda dondurularak saklanabilir.

Icsi: İntrastoplazmik sperm enjeksiyonu, şiddetli erkek infertilitedsinde etkin bir tedavi yöntemidir.

Asiste Tatching: Şiddetli erkek infertilitesinde, implantasyonu yani embrio tutunmasını kolaylaştırır.

Preimplantasyon genetik tanı: Ivf’de elde edilen embriolardan biopsi ile alınan hücrelerin, genetik analizi yapılarak, normal ve genetik hastalığı olmayan embrioların transferini amaçlar.

Tek Embrio Transfer: Birçok olguda embrio sayısının çok olması çoğul gebelikle sonuçlanır. Bu nedenle yasayla bazı olgularda tek embrio transferi sınırı konulmuştur.

Tüm bu teknikler ve gelişmekte olanları önümüzdeki yıllarda çok daha güzel gelişmelere açıktır. Çocuksuz çift kalmaması amaçlanmaktadır.

Her yıl dünyada 200 bin tüp bebek denemesi yapılmaktadır. bu yöntemle doğan yaklaşık 1 milyon çocuk bulunmaktadır.

TÜP BEBEK BAŞARI ORANLARINI ARTIRMAK İÇİN

 

1-    Era Testi: Embrio transfer gününü rahimden alınan parça ile tam doğru belirleme tekniği,

2-    Pgt: Preimplantasyon genetik tanı, embrioda genetik tarama ile sağlıklı embrio transferi,

3-    İmsi: Yüksek optik büyütme ile daha iyi sperm seçimi,

4-    Vitrifikasyon: Pratik, ucuz, etkin sperm-yumurta-embrio dondurma,

5-    Embrioskop Kullanımı: Dinamik embrio görüntüleme sistemleri,

6-    İntralipid Serum Tedavisi: Bağışıklık güçlendirici serumların anneye verilmesi ile embriyonun yaşama, tutunma şansının artırılması gibi teknikler kullanmaktayız.

 

Erken Menopoz

Menopoz bütün kadınların hayatının bir döneminde karşılaşacakları bir sorundur. Eskiden bu konuyu konuşmaya çekinen kadınlar, artık bu önemli konuda daha çok bilgilenmek istiyorlar. Bu konuyu okuyup araştırıyorlar. Bilmedikleri konuları da doktorlarına danışmaları gerekiyor.

1. Menopoz nedir?

Bir kadının hayatının orta yaşlarında (45-55 yaş) adet dönemlerinde bazı değişiklikler meydana gelir, kesin olarak kadının son adeti menopozunu gösterir. Menopoz bazen “hayat değişimi” olarak tanımlanır.

Her kadın sabit sayıda yumurtalık folikülleri ile doğar. Herhangi bir zamanda tüm yumurtalık folikülleri kullanıldığında yumurtalıklar hormonlarının yapımını keserler. Menopoz her kadında farklı yaşta ortaya çıkmakla birlikte, 45-55 yaş arasıdır. Ortalama yaşı 51’ dir.

Menopoz yumurtalıkların östorojen yapımını kesmelerinden itibaren gelişen bir hayat dönemidir. Ömür boyu sürer.

2. Fiziksel değişiklikler

Sıcak basmaları ve gece terlemeleri en sık görülen belirtilerdir. Uykusuzluk ve huzursuzluk şikayetleri olabilir. Bir kaç ay – bir kaç yıl bunlar sürebilir. Terlemeler ve sıcak basmaları sıklıkla yüz, boyun ve göğüs üst kısmına yayılır. Çarpıntı, depresyon, cinsel istek kaybı, vaginal kuruluk, eklem ve kas ağrıları bulunabilir.

Post menopozda kadınlarda erkek tipi kıllanma görülebilir. Kellik nadirdir. Saç kaybı, yüzde kıllanma görülür.

3. Hangi Belirtiler Menopoz Bulgusudur?

Miktar ve süresi değişen, düzensiz adet kanamaları bir gösterge olabilir. Sıcak basmaları, terlemeler, uykusuzluk görülebilir. Yakınmaların şiddeti kadından kadına farklılık gösterebilir. Bu tip bulguları olmayan kadınlar da vardır.

Hormon testleri ile menopoz mu değil mi anlaşılabilir.

4. Menopoz Bulguları Ne Kadar Sürer?

Menopoz yaklaşık olarak hayatın 42-45 yaşları arasında başlar ve genellikle fiziksel şikayetler en fazla 8 – 10 yıl sürer. Tipik şikayetler sıklıkla yalnızca birkaç yıl görülür. Bununla beraber uzun süreli östrojen eksikliği sonuçları (kemik kaybı ve kalp hastalığı ritminde artış, vaginal kuruluk, vs.) yaşam boyu sürer.

5. Kemik Erimesi (Osteoporoz)Nedir?

Kemiklerin östorojen azalması ile incelmesidir. Kemik yoğunluğunda ki azalma kırıklara eğilimi arttırır. El bileği, kalça ve omurga en sık östeoporoza bağlı kırık görülen kemiklerdir.1/3 kadında post menopozda kemik erimesi görülür.

Kemik erimesi (östeoporoz) dengeli beslenen sigara içmeyen ve egzersiz yapanlarda engellenebilir. Ancak bazen bu konuda yetersizdir. Yüksek risk görülen olanlarda hormon replasman tedavisi ve kemik yapımını arttırıcı ilaç gerekebilir. Kalsiyumdan eksik diet, sigara, alkol, hareketsiz yaşam tarzı östeoporoz için risktir. Minyon ince yapılı yağ dolgusu az olan beyaz yada Asya ırkından kadınlar östeoporoz açısından daha riskli gruptur.

6. Menopozda İdrar Yoluna Ait Değişiklikler

Menopozda idrar yoluna ait değişiklikler meydana gelebilir. Genel veya local östrojen tedavisi verilir. Vaginal kuruluk, kaşıntı, tekrarlayan vaginal enfeksiyonlar, vaginal akıntı, cinsel ilişki sırasında ağrı, idrar yaparken ağrı, yanma, sık idrara çıkma gibi belirtilerin görülmesi local intra vaginal östrojen tedavisi gerektirir.

7.Menopozda cinsel yaşam

Vaginal duvarlar inceldiğinden cinsel ilişki de ağrı ortaya çıkar. Bu cinsel isteği azaltabilir. Fakat gebelik korkusunun olmayışı da cinsel isteği arttırabilir

8. Menopozda gebe kalınabilir mi?

Menopozda hormon yerine koyma tedavisi sırasında gebe kalınabilir. Bu ilaçların gebelik önleyici etkisi yoktur. Sadece son adet tarihiniz üzerinden bir yıl hatta iki yıl geçtiyse artık doğurgan olmadığınız sonucu ortaya çıkabilir.

9. Menopozda yapılması gereken kontroller nelerdir?

Menopozda ilaç alınsın veya alınmasın rutin meme kontrolleri, kemik kontrolleri, rutin kan testleri, ultrason kontrolleri yapılmalıdır.

Kaliteli Spiral

Kaliteli Spiral

Ülkemizde bulunmakta olan spiraller üzerinde bakır yada plastik mevcuttur ve bu durumda koruma oranı ithallere göre daha azdır. Dış gebelik, normal gebelik, iltihaplanma ve kanama riski de yüksektir.

İthal spirallerde (progesteronlu) spiraller ise hap kaplı olduğundan 5 yıl hap etkisini sürdürmektedir ve sonrasında da normal spiral oranında koruma sağlamaktadır. Dış gebelik, normal gebelik, kanama, iltihap riski de çok düşüktür. Myom, kist tedavisinde de yararlıdır. Çok güvenli olmasından dolayı da Avrupa ve Amerika da bu spiraller kullanılmaktadır. 

HPV Kanser Yapıcı Virüse Karşı Aşılanma

Kısaca HPV adı verilen Human Papilloma Virüsü, rahim ağzı kanserine yol açtığı kesin olarak kanıtlanmıştır. .Ayrıca ağız içi kanserler, penis kanseri, mide barsak kanserleri ve anüs kanseri nedeni olabilmektedir. Birçok gelişmiş ülkede, 9 yaşında kız ve erkek çocuklar, HPV’ye karşı okullarda ücretsiz aşılanmaktadır ve aşı 3 doz şeklinde uygulanmaktadır.

Ülkemizde bu aşı, sosyal güvenlik kapsamında olmadığından, ancak risk grubunda zorunlu olarak ve yine isteyen hastalara 55 yaşa kadar yapılabilmektedir.  Şu an bizdeki sorun aşının SGK tarafından ödenmemesi yani maliyet sorunudur.

Etkisi tamama yakın koruyucu ve ömür boyu kalıcı olmaktadır. Tüm kadınlar aşılı da olsa cinsel aktif dönemden 60 yaşa kadar ortalama 18- 60 yaş arası Smear testleri ile taranmalıdır ve Smear taramaları en az yılda bir kez yapılmalıdır.

Türk jinekoloji ve obstetri derneği ve onkoloji derneğinin de HPV ile ilgili görüş öneri yazıları mevcuttur. Kliniğimiz kanser yapıcı tiplerine etkili olan HPV aşısı da mevcuttur.

Rahim ağzı kanserinin erken tanısı için kullandığımız kolposkopi cihazımızla da rahim ağzı kanserin erken tanısı için hastalarımıza, monitörde kendisinin de göreceği şekilde görsel bilgi verebilmekteyiz.

Rahim İçi Araç

Rahim içi araç çeşitleri çok fazladır. Gelişmiş ülkelerde artık üzerinde hap bulunan rahim içi araçlar takılmaktadır. Bunların üzerinde progesteron vardır. Koruma oranı % 100 e yakındır. Üzerinde hap olmayan spiraller artık gelişmiş ülkelerde önerilmemektedir. Hastanemizde progesteronlu spiral de mevcuttur. Finlandiya’dan ithal gelmektedir.

Doğum kontrol yöntemi olarak, doğum kontrol hapları, prezervatif, cilt altı implantlar, vaginal pesserler, aylık ve 3 aylık iğneler, tüpleri bağlama yöntemleri kullanılmaktadır.

Ertesi gün hapları birçok gelişmiş ülkede yasaklanmıştır. Yüksek doz hormon içermektedir. Ani damar tıkanıklığı nedeni olabilir. Kontrolsüz olarak ülkemizde kullanılması sakıncalıdır..

 

Gebelikte Rahim Ağzı Yetmezliği ve Serklaj Uygulaması

Gebelikte Rahim Ağzı Yetmezliği ve Serklaj Uygulaması

 

Gebelik sırasında rahim ağzının 25 mm den daha az kalınlıkta olması, servikal yetmezlik olarak tanımlanmaktadır.

Gebeliğin 12inci ve 24üncü hafta arlığında, ağrısız kanama, su gelmesi ile erken doğum ve düşük nedeni olabilmektedir. Travmatik doğumlar, rahim ağzı operasyonları gibi nedenler rahim ağzı yetmezliği yapabilir. Gebeliğin 14. Haftasından sonra genel anestezi ile özel bir dikiş materyali kullanılarak operasyon yapılabilir. Bu operasyon öncesinde ve sonrasında ise ağrı durdurucu ilaçlar verilebilmektedir.

 

Karın içi ve vaginadan yapılabilen bir operasyondur ama genellikle vaginal yol tercih edilmektedir. Gebeliğin 37. haftasının dolması ile dikişler alınarak normal doğuma bırakılmaktadır. Doğum sezaryen olacak ise dikişler sezaryenden sonra alınır.

 

Enfeksiyon, su gelmesi, ağrı ve kanama olması gibi komplikasyonları olabilir, seçilmiş olgularda, doğum ve düşüğü engelleyebilen, etkili bir yöntemdir.

 

AİLE EŞ TERAPİSİ

aile eş terapisi-cinsellik-ilişki sorunları-iletişimsizlik-mutsuz evlilik-cinsel sorunlar-vaginismus

Smear Takipleri

 

Gebelik Takibi

Gebelikte en çok istenilen sağlıklı bebek doğumudur. Bunu gerçekleştirmek için kan testleri, ultrason taramaları, genetik taramalar ve ebeveyn bilgilendirmesi yapılmaktadır.

Yaklaşık 400 bin sperm ve 20- 60 milyon ml’ deki spermden ortaya çıkacak embriyonun ne denli sağlıklı olacağını önceden belirlemek mümkün olmayabilir.

Genetik risk var mı? Bebek kayıpları var mı? diye sorgulanır.

Bulaşıcı hastalık tetkikleri,( sarılık, toxoplasama, cmv, hıv, kızamıkçık).

Tiroid testleri, biokimyasal analiz .(akş, tkş, üre, kreatinin, sgot, sgpt), tam idrar testi, şeker yükleme 22-28 hf arası yapılabilir.

Folik asit ve b12 alımının gebelik öncesi 12 hf ve sonrası 12 hf devamı, ayrıca gebelik öncesi erkekte de folik asit ve b12 alınmasının mutlaka sağlanması gerekir.

Ayrıca: son adetin ilk gününden itibaren gebeliğin başladığı eşlere vurgulanmalıdır. Çok yapılan bir yanlış da ilişki gününden itibaren gebeliğin hastalar tarafından hesaplanmasıdır..

Normalde biyolojik ritme göre: Her adetin başlangıcında kadının rahimi yeni bir gebeliğe hazırlanır.. Adet ortasında yumurta olgunlaşınca spermle döllenirse ortalama 15 günlük bir gebelik var demektir. Bu nedenle hastaların gebelik takvimidir buna göre 15 gün geriden izler. Normal gebelik süresi de 40 haftadır.

Gebelik takibinde beta hcg kan testi ve kesenin gelişmesi izlenir. 11-13 haftada ense kalınlığı burun kemiği yapısı, baş makat ölçümleri yapılır ve ikili test istenir.

16. haftada üçlü veya dörtlü test istenir.. Ultrasonda beyin, kalp, böbrek, ayak , kol, yüz ve tüm orgnlar izlenir.. Şüphe varsa su alınması yani amniosentez önerilir. Aile isterse yapılır.. Bunu güvenliği %99 civarındadır.. Taramalar 20. haftaya kadar yapılır.. Bunlarla % 85-92 sağlıklı denilebilir.

Gebelerdeki vaginal idrar yolu veya boğaz gibi enfeksiyonlar mutlak tedavi edilmelidir ki gebelikte verilebilecek güvenli çok fazla antibiotik vardır.

32 hf dan sonra fetal kalp takibi- kasılmalar-fetal hareketleri beraber izlemek için için nst yapılır. Riskli gebelerde haftalık veya bazen günlük nst gerekebilir.

Bebek hareketleri anneyede sorulur..15-20 defa günlük enaz bebek hareket etmelidir..

Gebelikte şeker, tansiyon, safra kesesi,damar, varis, karaciğer, idrar yolu, böbrek hastalıkları yakından izlenmeli ve tedavi edilmelidir,

Beslenme, diyet, egzersizler de önerilmeli, vitamin demir desteği verilmelidir. Kramplar varsa magnezyum verilir. Dolaşım bozukluklarında, tansiyon yüksekliğinde bebek aspirini önerilir.

Egzersiz planı da yapılabilir.

Gebelik psikolojisi de ayrı bir takip ve destek ister

Gebelikten Korunma

Gebelikten Korunma